SİTE: Ana Sayfa
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Arama

Hamileler Kulübü

Op. Dr. Hakan Çoker ve Doğal Doğum



Anneliğe Doğmak

Bir kadın hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren zihninde kurulu bir saat çalışmaya başlar. Gebeliğin verdiği heyecan yerini beklemeye bırakır. Hep bebeğin doğacağı ve ona sarılacağı anı hayal eder. Doğum artık hedeftir, saat çalışmaya başlamıştır.
Doğuma kadar geçen sürenin, bebeğinin büyüyerek dışarıda yaşayacak gelişimi göstermesi için gerekli olduğunu bildiği halde, zihnindeki saat hep çalışır ve bir an önce bebeğinin doğmasını ister. Ama bu arada unuttuğu bir şey vardır. İçindeki annenin de kendini doğumuna hazırlaması gerekir. Bebek doğumda, dünyaya mucizevi bir adım atarken, kadın da artık bir anne olacaktır.
Bunun farkında olmayan kadınlar doğuma kadar geçen bu hazırlanma sürecinde hep bebeklerine odaklanırlar. Onun için yaşamlarına dikkat ederler, onun için para harcarlar, onun için doğum hazırlığı yaparlar. Onun doğumunda her şeyin en iyisi mümkün olduğunca hazır olmalıdır.
Ancak bu arada kendilerini unuturlar ve içlerinde filizlenen anneye de yatırım yapmazlar. Bebek için yapılan hazırlıklara harcanan emeğin bir bölümü, belki de daha fazlası içlerindeki anneye harcanmalıdır.
Bazı Afrika kabilelerinde daha bebek dünyaya gelmeden annelik için hazırlık yapılır. Orada bebeklerin annelerini seçtiklerine inanılır ve bebek isteyen kadın daha doğmamış bebeğine "Beni annen olarak kabul ediyor musun?"diye sorar.

Devamını oku...
 

Doğum Sanatımıza Ne Oldu?

SEVGİLİ ÖZLEM VE BEBEĞİ ZEYNEP

Doğumla ilgili eski kitapları okuduğunuz zaman, doğum hep bir sanat olarak anlatılırdı. Bugünün teknoloji imkanları yoktu. Doktor ve ebelerin tanıları, sadece muayene ve hislere dayanıyordu. Hissetmek önemliydi. Ve sezaryen sadece gerçekten gerekli olduğunda başvurulan bir uygulamaydı.

Ultrason yoktu. Bebeğin pozisyonu elle muayenede anlaşılıyordu. Kardiotokograf denilen bebek kalp atışları ve kasılmalarını yazan monitörü yoktu. Bebek tahta bir alet yardımı ile kulakla dinleniyordu. Kuvözler yoktu. Bebekler ısınması için anne veya yakınının sıcak tenine emanet ediliyordu. Hatta hastaneler yoktu. Kadınlar evin ve sevdiklerinin sıcaklığıyla doğumu karşılıyorlardı.

Her şey daha doğaldı. İnsancıldı. Sıcaktı. Doğumda "sevgi" her şeyin üstündeydi. Dokunmak vardı. Anneler doğuma hep hazırdı. Onlar bebeği için çalışan aktif annelerdi. Doğum onların işiydi. Doğumu başkalarından beklemezlerdi. Anneye saygı vardı. Anneye duyguları ve hissettikleri soruluyordu. Onun yüzüne bakılıyordu. Hareketlerine bakılıyordu. Annenin bu davranışlarından doğumun gidişi hissediliyordu.

Devamını oku...
 

Doğumda Bebekler Ağlamalı mı?

Doğum anı ve doğumdan sonraki ilk birkaç saat bebek-anne bağının kurulması açısından kritik saatlerdir. Hiçbir müdahale veya ilaç etkisi altında kalınmadan yapılan doğumlarda anne ve bebeğin karşılıklı salgıladığı hormonlar bu ilk aşkın kurulmasında hayati rol alırlar. Bu ilk aşk dolu sevgi bağının kurulabilmesi için doğal olarak doğan bu bebeklerin annelerinden uzaklaştırılmak yerine kordonu bile kesilmeden anne kucağı ile buluşturulması gerekir. Bu sayede doğumda bebekler üzerinde oluşabilecek psikolojik travmalar hiç yaşanmaz, bebek kendini güvende hisseder, sevildiğini hisseder.
DOĞUMDAN SONRA İLK BULUŞMA ÇOK ÖNEMLİDİR
Bu ilk dakikalarda anne-bebek bağının en kısa sürede kurulması artık tartışma olmaktan çıkmış insancıl ve bebeğe saygılı doğumun vazgeçilmez bir gerçeği olmuştur. Peki gerçekler bu kadar önümüzde olduğu halde
biz doktor ve ebeler doğum anına ve bebeğin doğumda yaşadıklarına ne kadar saygılıyız ?

Ülkemizde yapılan standart bir doğum anında bebeklerimizin yaşadıklarına bir bakalım..
Doğum odasında bir kargaşa, bir koşturmaca, bir gürültü hakimdir.
Doğum yapmak üzere olan kadına enerjisinin büyük kısmını açılma döneminde dikkatsizce harcadığından yorgundur.
Gebemize sürekli neler yapması gerekiği yüksek sesle anlatılmaktadır. Zaten panik bir halde olan gebemiz bu anlatılanların çoğunu duyamaz bile, tek yapmak istediği biran önce doğurup bu gerginlikten kurtulmaktır. (aslında farkında olmadan bebekten kurtulmaya çalışmaktadır.)
Bir de bizlerin daha çok ıkınması için dikkatsizce sarf ettiği "çabuk ıkın, bebeğin zor durumda, yoksa ölür.."gibi cümleler onun tedirginliğini ve başarısız olma ve bebeğini kaybetme duygularını arttırır.
Bu olumsuz şartlar altında bebeğimiz bir şekilde başını çıkarır...

Devamını oku...
 

Doğumda Korkunun Hikayesi

DOĞUM VE KAVUŞMAGünümüzde büyük bir çoğunluk doğumun ağrısız olamayacağına inanıyor. Peki bu inanç ne zaman başladı? Doğum hep ağrılı mıydı yoksa ağrı kavramı yüzyıllar içinde yavaş yavaş mı oluştu?

 Günümüze gelene kadar doğumun neden bu kadar ağrılı olduğunu anlamak için doğumun tarihine bakmamız gerekiyor. Helen Wessel yazdığı Doğal Doğumun Coşkusu - isimli kitabında doğum ve dinin aile düzenleri üzerindeki etkilerini anlatırken M.Ö.3000 yıllarına kadar gittiğimizde komplikasyon olmadığı sürece kadınların doğal ve çok az bir rahatsızlıkla doğumlarını yaptığını anlatıyor. O dönemlerden yüzyılın başına kadar geçen bu sürede annelik kutsanır, anneler toplumda korunurdu. Bebeğin oluşumu hakkında yeterli bilgiler yokken kadınların istemleri sonucu hamile kaldıklarına inanılırdı. Bu yüzden bir kadın doğum yaptığında tapınaklarda toplanılır, doğum ve anne kutsanırdı. Doğumda ağrı ve komplikasyonlar akla bile gelmez, doğumun ve bebeğin kutsallığı yaşanırdı. Doğum yapacak kadınlar bölgenin bilge kadınları tarafından şefkat ve güvenle yönlendirilirlerdi. Kadınlar hayat veren ve iyileştirenlerdi. Erkekler yiyecek bulur,ağır işleri yaparlardı. Görevleri farklıydı ama eşittiler.

Tıp eğitiminin ilk yazılı belgelerine doğru baktığımızda Hipokrat ve Aristoteles'in yazılarında da

Devamını oku...
 

Baba Olmak Ve Hamile Eğitimi

BABAYLA BEBEK ARASINDABaba olmanın duygularını sizlere anlatmayı düşünürken, kendi kızımla yaşadıklarım aklıma geldi.2000 yılında eşimin hamileliği döneminde yılda 1000 doğumun sorumluluğu aldığım Sürmene’de çalışıyordum. Tahmin edeceğiniz gibi çok yoğun geçen bir günün ardından hep eve yorgun geliyordum. O günleri düşündüğümde, hamilelik ile ilgili çok az anı hatırladığımı fark ediyorum. Birçok doğum uzmanı gibi muayenelerde bebeğe odaklanıyor, bir problem olup olmadığına bakıyordum. Hamilelik döneminde eşimin yaşadığı değişimler gözümden kaçıyordu.

Kızım doğduktan sonra da uzun süre adapte olamadım. Sadece annesine ihtiyacı varmış gibi geliyordu. Ara sıra onunla ilgilenmek beni yeterince tatmin ediyordu. Ancak eşim aynı fikirde değildi.

Devamını oku...
 

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 127

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 133

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 127

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 133

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 127

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 133

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 127

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 133

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 127

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 133

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 127

Warning: Illegal string offset 'active' in /var/www/vhosts/hamilelerkulubu.com/httpdocs/templates/ja_pyrite/html/pagination.php on line 133
Sayfa 5 - 6