SİTE: Ana Sayfa
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Arama

Hamileler Kulubü

Keçi Sütü Anne Sütüne En Yakın Sütdür

alt

• Bebeğiniz için protein ve yağ yapısı yönünden anne sütüne en yakın süttür. İnek sütü alerjisi olanların birçoğu içebilir. Büyümesini hızlandırır, sindirimi kolaydır.

• Et ve balık yemiyorsanız, fosfor ihtiyacını karşılamayı destekler

• Sindirim rahatsızlıklarında mide asitlerini dengeler, bağırsak sağlığınızı korur.

 Keçi sütü astım, alerji, sindirim sistemi rahatsızlıkları, hazım sorunları, cilt hastalıkları, bebek egzamaları, varis gibi birçok hastalığa iyi geliyor.

Keçi sütünün diğer sütlerden ayrılan özellikleri

• Keçi sütü, inek sütü gibi içimlik süt olarak tüketilebilme özelliğine sahiptir.

• Keçi sütünde, daha fazla miktarda küçük yağ globülleri vardır. Ayrıca keçi sütü yağı doğal olarak hemojenize özelliğine sahiptir. Bu özellikleri ile keçi sütünün sindirilmesi daha yüksektir. Bu durum keçi sütünü, sindirim sistemleri tam olarak gelişmemiş bebeklerin ve yaşlıların beslenmesinde önemli bir besin kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır.

• Bunların yanında keçi sütü prematüre bebeklerin beslenmesinde intestinal, koroner hastalıkların tedavisinde önem taşır.

• Keçi sütü proteinleri diğer memeli sütlerinde bulunan amino asit komposizyonları bakımından çok belirgin farklılıklar gösterir. Bu durum özellikle inek sütüne alerjisi olan bebeklerin beslenmesinde keçi sütünü alternatif besin maddesi olarak devreye sokmaktadır.

• Keçi sütünün yüksek fosfor içeriği, yeterince et ve balık tüketmeyen toplum kesimlerinin beslenmesinde önem taşır.

Keçi sütü bu özellikleri yanında peynir, süt tozu ve tereyağına işlenmekte ayrıca yoğurt üretiminde kullanılmaktadır. Dünyada yapılan en eski ve en ilkel peynir olan "Kishle" adı peynir (Arabistan’da) keçi sütünden yapılan peynirdir. Diğer taraftan günümüzde dünyada en pahalı peynir de yine keçi sütünden yapılan Crottin de Chavignal olup Fransa’da üretilmektedir. Peynir çeşitleri bakımından Fransa’da sadece keçi sütü kullanılarak yapılan Camambert tipi ve Roquefert tipi peynirler başta olmak üzere diğer birçok keçi sütü peyniri piyasada en çok aranan peynirlerdir.



Keçi Sütündeki Kalsiyum Anne Sütünden 4 Kat Fazla


Keçi sütünün, kalsiyum açısından anne sütünden 4 kat daha fazla olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Coşkun, "100 gram anne sütünde kalsiyum oranı 32, inek sütünde 119, keçi sütünde 134 miligram. Bu şu demek: Keçi sütü, diş ve kemik gelişimi için iyi bir kalsiyum kaynağı diye konuştu.


Coşkun, keçi sütünün, vitamin A, fosfor, magnezyum ve selenyum miktarı açısından da anne sütüne yakın olduğunu bildirdi.


Hiçbir gıda maddesinin tek başına insanı besleyecek güçte olmadığını vurgulayan Coşkun, "Ancak yeni doğan bebek, anne sütü alamadığı ve çocukluk gelişimi dönemlerinde ihtiyaç duyacağı bazı besin elementlerini rahatça keçi sütünden alabilir" dedi.


Keçi, inek ve anne sütünün 100 gramında bulunan bileşenler şöyle:



Bileşen/100g.....Keçi sütü.....İnek sütü.....Anne sütü

Kurumadde............13...........12,1........13

Protein (g)..........3.6...........3.3........1.0

Yağ (g)..............4.2...........3.3........4.4

Karbonhidrat (g).....4.5...........4.7........6.9

Kalori (mg)..........69............61.........70

Fosfor (mg)..........111...........93.........14

Kalsiyum (mg)........134..........119.........32

Mağnezyum (mg).......14............13..........3

Demir (mg)..........0.04..........0.05.......0.03

Çinko (mg)..........0.30..........0.38.......0.17

Sodyum (mg)..........50............49.........17

Potasyum (mg).......204...........152.........51

Vitamin A (IU)......185...........126........241

Tiamin (mg).........0.05.........0.04......0.014

Vitamin B6 (mg).....0.05.........0.04........0.01




Keçi Sütü Ambalaja girdi


Pek çok hastalığa iyi geldiği öne sürelen keçi sütü ambalaja konuldu. Kay Süt, bir ilke imza atarak keçi sütünü ambalaj içinde tüketicinin beğenisine sundu. Söz konusu sütün besin değerinin yeterince bilinmediğini, aslında mucize bir ürün olan bu sütün birçok hastalığa iyi geldiğini aktaran şirketin yönetim kurulu başkanı Kemal Ayhan, ürünün tutulacağından emin.


Balıkesir Bigadiç’te 70′li yılların başında küçük bir mandıra ile başlayan Kay Süt sektörün önde gelen oyuncuları arasında yer alıyor. 100′ü aşkın ürün portföyüne yeni yatırımları ile keçi sütünü de katan şirket, ambalajlı keçi sütünün dünyada ilk olduğunu ifade ediyor. Kay Süt’ün başkanı Kemal Ayhan, faydaları yeterince bilinmeyen söz konusu sütün çok üstün özellikleri olduğu için bu alanda yatırım yaptıklarını belirtti.


Keçi Sütü’nün mucizevi faydaları olduğunu dile getiren Ayhan, “Uzun araştırmalar sonunda bu ürünün birçok hastalıklara iyi geldiği ve birçok hastalığın iyileşmesinde önemli bir katkı sağladığını görünce bu alanda yatırım yapmaya karar verdik. Türkiye’de keçi sütünü ambalajda tüketiciye sunan ilk firma biz olduk.” açıklamasını yaptı.


Keçi sütünün faydaları şöyle sıralandı:


• Organizma da iltihaplanmayı önleyici olduğu saptanan yağ asitlerini içeriyor.


• Diş ve kemik gelişimi için iyi bir kalsiyum kaynağı.


• Doğal olarak homojenize.


• Vitamin A, fosfor, magnezyum ve selenyum miktarı açısından anne sütüne yakın özellikleri taşıyor.


• 100 gram anne sütünde kalsiyum oranı 32, inek sütünde 119, keçi sütünde 134 miligram.


• Bakteri miktarı diğer hayvanlardan daha az.


• Yeni doğan bebekler anne sütü alamadığı dönemlerde ihtiyaç duyacağı besin elementlerini keçi sütünden alabiliyor.


• Batılı doktorların raporlarına göre; astım, alerji, sindirim sistemi rahatsızlıkları, hazım sorunları, bazı cilt hastalıkları, bebek egzamaları, varisle ilgili rahatsızlıklar, tanımlanamamış virütik apseler, iştahsızlıkla beraber geceleri gelen öksürük nöbetleri gibi çok çeşitli şikayetlerle gelen birçok hastalığın tedavisi, ilaçlarla başarılamamış fakat keçi sütü ve ürün kürleri uygulandığında başarılı oldu.

Malatya Tarım İl Müdürlüğü, keçi sütünün mucize bir gıda olduğunu açıklayarak, birçok hastalığın tedavisinde kullanılabileceğini bildirdi.

Malatya Tarım İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, keçi sütünün diğer sütlere göre üstün özellikleri olduğu bildirilerek, keçi sütünün yeni doğan bebekler için iyi bir besin kaynağı olacağı kaydedildi. Açıklamada, bebeklere keçi sütü verilmesi tavsiye edilerek, "Sütün içerisinde bulunan protein, süt yağı, vitaminler ve mineral maddeler gibi temel besin öğeleri bebeğin büyümesini sağlarken, doğada sadece sütte bulunan 'laktoz' denilen süt şekeri de bebeğin beyin ve sinir hücrelerinin gelişmesine, tam ve mükemmel oluşmasına katkıda bulunur" denildi. Keçi sütünün etkili olarak soğutulduğunda 3-4 gün tazeliğini koruduğu belirtilen açıklamada, keçi sütündeki bakteri miktarının diğer hayvanlardan daha az olduğu aktarılarak, "Keçilerden hijyenik şartlarda elde edilen sütlerde tüberküloz ve brusellos gibi patojenlerin görülmemesi nedeniyle birçok batı ülkesinde sağılan keçi sütleri, üreticilerince doğrudan içilerek tüketilmekte, hatta bebeklere ısıtılmadan doğrudan içirilmektedir" şeklinde bilgi verildi.

Malatya Tarım İl Müdürlüğü'nün açıklamasında, keçi sütünün bazı hastalıklara iyi geldiği de aktarılarak, "Batılı doktorların raporlarına göre; astım, alerji, sindirim sistemi rahatsızlıkları, hazım sorunları, bazı cilt hastalıkları, bebek egzamaları, varisle ilgili rahatsızlıklar, tanımlanamamış virütik apseler, iştahsızlıkla beraber geceleri gelen öksürük nöbetleri gibi çok çeşitli şikayetlerle gelen birçok hastalığın tedavisi, ilaçlarla başarılamamış fakat keçi sütü ve ürün kürleri uygulandığında başarılı olunmuştur. Özellikle kalsiyum açısından mükemmel bir besin kaynağı olan keçi sütünün yağı, organizmada iltihaplanmayı önleyici olduğu saptanan yağ asitlerini içermektedir. Diğer süt hayvanları içinde anne sütüne en yakın olan süt keçi sütüdür" ifadelerine yer verildi.


Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hayri Coşkun, yeni doğan bebeklerin anne sütü alamadığı dönemlerde ihtiyaç duyacağı bazı besin elementlerini keçi sütünden alabileceğini söyledi.


Prof. Dr. Coşkun, yaptığı açıklamada, keçi sütünün protein benzerliği açısından anne sütüne yakın olduğunu belirterek keçi sütünde alerji yapan proteinlerin oranının düşük ya da sıfıra yakın olduğunu bildirdi.


Yeni doğan bir bebeğin doğum ağırlığının iki katına çıkabilmesi 180 gün geçmesi gerektiğini ifade eden Coşkun, "Bu süre keçilerde 19 gündür. Çünkü anne sütünde yüzde 1,6 protein olduğu halde keçi sütünde bu oran 4,3'tür" dedi.


Keçi sütünün yağ kürecik çapının, inek sütüne göre oldukça düşük olduğunu vurgulayan Coşkun, şunları kaydetti:


"Yağ kürecik çapı keçi sütünde 1 mikronsa inek sütünde 17-18 mikrondur, insan midesinde daha yumuşak pıhtı yapar. Bu açıdan, çocuklar ve midesi zayıf veya hassas olanlar için daha uygundur, sindirilmesi kolaydır. Keçi sütünde alerji riski daha düşüktür. Bu nedenle keçi sütü, inek sütüne göre anne sütüne daha yakındır. Keçi sütündeki yağ, inek sütündeki gibi topaklanıp üstte birikmez. Bu da sindirimi, absorbsiyonu kolaylaştırmaktadır. Keçi sütü doğal homojenizedir."

 Organik Tarım ve Keçi Sütü


TarimMerkezi.com, 28-Eylül-2006

Pelin Omuroğlu Balcıoğlu, Çiftçi-Üretici


İnsan anne olunca hayatının bütün gündemi değişiyor. Gazete ve kitap okumak , internete girmek, tv izlemek veya çalışan bir bayansanız işinize konsantre olmak hayal oluyor . Aklınızda sadece ve sadece o minicik eller...Acıktı mı, susadı mi, gelişimi normal mi, uykuda nefes alıyor mu, üstü açık ve üşüyor mu diye sayısız kaygı ve düşünce içinde buluyorsunuz kendinizi. İlk altı ay emziren anneler için bebeği beslemek nisbeten kolay. Çünkü harika bir mekanizmaya sahip olan anne bebekten aldığı “süt lazım” sinyalini hemen değerlendirerek üretime geçiyor ve anında tazecik ve hijyenik sütü hazırlıyor ! Bu süt ile bebek bağışıklık sistemi maksimum düzeyde hayata hazırlanıyor. Annenin gıdasına bağlı olarak günlerini sürdüren minikler 6. aydan itibaren ek gıdaya geçiyor. Yeni başlayacak döneme anne “Şimdi ben bebeğimi en güvenli hangi gıdalarla besleyeceğim?” sorusuyla giriyor. İşte tam bu noktada organik tarım annelerin imdadına yetişmeye çalışıyor ve haklı kaygılara biraz da olsa çözüm getirmek için uğraş veriyor.


Benim de günlerim 16 aylık oğlumun ilk adımlarına kadar çok telaşlı geçti. Ne minik oğlumu bırakabiliyordum ne de çiftliği tam manasıyla babama emanet edebiliyordum. Oğlumun hayattaki ilk adımları her ikimizin de özgürleşme isteğini artırdı. Anne olduktan sonra daha da artan duyarlılığımı doğaya ,sağlığa ve yeni nesillere aktarmak isteği oğlumun keşif yolculuklarıyla birlikte çok keyifli bir hale dönüştü.


1999’da başladığımız tarımda 2003 yılından beri İzmir,Urla –Yağcılar Köyü’ndeki çiftliğimizde organik sertifikalı olarak bitkisel üretim ve hayvancılık yapıyoruz. Sertifikalı demek ihtiyacı duyuyorum çünkü maalesef “organik” kelimesinin semt pazarlarında tüketilmiş olduğunu görüyorum. Satış tekniği olarak hemen hemen bütün pazarcılar ürünlerini “ORGANİK” diye adlandırıyorlar. Bu ürünleri satın alan pek çok tüketiciyi gözlemliyorum ve kimsenin de “hani bu ürünün sertifikası” diye sorduğuna rastlamıyorum. Yasal olarak sertifikası ve bakanlık stikırı bulunmayan ürünleri “organik veya ekolojik” olarak satan kişilerin ceza alması gerekiyor. Ancak bugüne kadar cezai bir yaptırım ve denetim olmadığı için halkımız büyük ölçüde yanıltılıyor. Organik tarıma oldukça geniş yer veren basın sayesinde bu yanlış uygulamanın yakın bir gelecekte ortadan kalkacağını umuyorum.


Ziraat ile uğraşmaya başladığımdan beri çok hoş anılarım oldu. Bunlardan beni en etkileyeni yaklaşık iki sene önce bir yaşındaki oğlunun gıda alerjisi yüzünden bizden keçi sütü isteyen arkadaşım oldu. O dönemde Türkiye’de ilk ve tek organik hayvancılık sertifikasını biz almistik. Dolayısı ile bu minik oğlana hayran olduğum şampiyon bir süt ırkı olan Saanen keçilerimizin sütünü rahatlıkla verebiliyordum. Peki bu alerjik bebeğe neden keçi sütü tavsiye edilmişti? Bildiğiniz gibi çocuk beslenmesinde süt tüketimi oldukça gereklidir ve sütün bünyesinde yer alan protein, kalsiyum, vitamin, mineral,enzim vb. en önemli besin maddelerindendir. Hangi canlı türünde olursa olsun sütün bileşenleri aşağıdaki gibidir:


Su % 86.6-89.5

Kuru Madde % 11-38

Yağ % 1.8 -20

Protein % 2.5- 15

Laktoz (süt şekeri) % 1.3 – 7

Kül (kuru madde) % 0.5 – 2.5


Resmi gazetede yayınlanan değişik canlılardan elde edilen sütlerin bileşenleri de aşağıdaki gibidir:


Süt türü %Kuru madde %Yağ %Protein %Laktoz %Kül

İnsan 12.4 3.8 1.0 7.0 0.2

İnek 12.6 3.7 3.4 4.7 0.7

Keçi 13.2 4.5 3.2 4.1 0.8


Yukarıdaki değerler bize keçi sütü ile anne sütünün birbirine çok benzediğini gösteriyor. Ayrıca keçi sütü sulandırıldığında anne sütüne kıvam olarak çok yaklaşıyor. Keçi üretimi Türkiye’de uzun yıllar rağbet görmediğinden ve dolayısı ile keçi sütünün temininde yaşanan zorluklardan ötürü inek sütü alerjisi olan bebeklere doktorlar keçi sütünü öneremedi. Köylerle veya keçi üretimi yapan kişilerle tanışıklığı olanlar bu faydalı sütten yararlanabildi. Az önce bahsettiğim arkadaşımın oğlundan sonra başka anneler de yine bebeklerinin inek sütü alerjisi sebebiyle bize ulaştı. Artan talep ve bebeklere süt ulaştırabilmek bir yandan beni sevindirirken bir yandan da “başka ne yapabilirim” sorusunu oluşturmaya başladı. Hem organik hayvancılık yapıyor hem de belki pek çok bebeğe şifa olabilecek bir hammadde elde ediyordum. Önce ilk iş olarak organik bebek maması yapan firmalarla görüştüm. Ancak üretimlerinin Türkiye’de olmamasından dolayı sonuç alamadım. Daha sonra bazı büyük mandıralarla görüştüm maalesef yine sonuç olumsuzdu. Bunun üzerine kendi çiftliğimizde butik mandıra kurmak istedik ama bu sefer de altyapı sorunlarından ve buna bağlı olarak karşılaşacağımız maliyetten ötürü mümkün olmadı. Sonunda da 100 adet sağmal Saanen keçimizi sattık. Bu kararı almak benim için hiç kolay olmadı çünkü gerçekten bu keçilere hayranlık duyuyor ve onların bu ürününü işlemek için can atıyordum.


Konu gelecek nesiller ve onların sağlıklı gelişimi olduğuna göre organik tarım yapan üreticilerin çocuk doktorlarıyla birlikte işbirliği yapması hem annelerin yükünü biraz daha hafifletmesi hem de çocuk sağlığını maksimum düzeyde tutabilmesi açısından çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Her ne kadar organik tarım kavramı “neden, niçin ve nasıl” olarak daha ağırlık kazanmış olsa da belki doğru kitlelere ulaşmak bir anlamda pazarlama sorununu da ortadan kaldıracak ve biz üreticileri tüketicilerle daha sıcak diyaloglar içine sokacaktır.

http://www.ekoorganik.com dan alıntıdır.