SİTE: Ana Sayfa UZMANIM Mutlu Suner: Bebek Uykusu Uyku- 16, Nasıl Giydirmeli?
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Arama

Hamileler Kulübü

Uyku- 16, Nasıl Giydirmeli?

BEBEK UYKUDAGeleneksel Türk mantığına göre, bebekler kat kat, lahana gibi giydirilmelidir. Yazın ortasında bile cocuga kat kat giydiren arkadaslarımın kulaklarını çınlatıyorum! Halbuki en çok da böyle giyindirilen ve sakınılan bebekler hasta oluyorlar. Hava değişikliklerinden daha cok etkileniyorlar. Giydir soyun daha beter oluyorlar. Bakınız yabancı çocuklara, hepsi yaz-kış, incecik dolaşırlar. Yazın çıplak ayakla koştururlar.

Halbuki literatür bu konuda da çok net: İlk 4 gün bebek üşür, yaz da dahil. Bu yüzden ilk 4 gün biraz sakının, ama sonra abartmayın!! İngilizler abartıp odasını 18 derecede tutun diyorlar ama ben denedim yazın sabaha kadar klima calıssa bile bizim oda en fazla 23 dereceye iniyordu. Kış günlerimizi yasadığımız bu günlerde de Alp'in kaloriferini kapattık. Selda evin bu tarafı Erzurum gibi, buz gibi diyor!! (Onun odası cok sıcak) Onun buz gibi dedigi derece yine 23 derece. Yani biz millet olarak gercekten sıcağa alışkınız, 23 bile cok soguk geliyor. Bizim evin genelde derecesi bu. Alp'in üstüne sadece 1 tane penye tulum giydiriyoruz. Üstüne hırka-yelek falan yok.


Aslında bastan baslayalım:

Alp Temmuz'da dogdu. Hastanede body-sapka giydirdiler. Bıngıldak en çok ısı kaybedilen yermiş, bu yüzden sapka önemli. (Sadece ilk birkaç gün) Eldiven hayır cünkü bebek dokunarak öğreniyor. Yüzünü çizecek diye eldiven giydirirseniz, onun en önemli keşfetme duyusunun önüne set çekersiniz. Bu size kalmış birsey. Biryeri çizilse de, sütünüzden sürün, 1-2 gün içinde geçiyor zaten.


Hastaneden çıktığında, kolsuz ve bacaksız bodyler ile gezdi. Zaten bolca sling ile gezdirdiğim için, benim ısım ona geciyordu. Ya da body üstüne kundak yapıyorduk. Yanımızda yatarken doktora da danısarak klima altında yatırdık. Doktor, nasıl alısırsa öyle gider, yatırın dedi. Biz de zaten bu cevabı bekliyorduk!!

Eylül ayında 2 aylık olup tatile gidene kadar hiç çorap vs giydirmedik Alp'e. Pusete koyduğumuzda da penyeden yapılan örtüsünü serdik üstüne. Böylece Eylül ortası oldu. Uçaga vs binerken biraz daha iyi giydirdik. Ekim geldiğinde ise sokaga hala tulum ile cıkıyordu ama ya tam tulum, sapka ve hırka giydi, ya da bacaksız body altına esofman, corap, hırka giydi. Ama Alp en çok tam tulum ile mutlu oluyor, kendisini sıkan birşey olmadığı için galiba..Evde yavas yavas tam tuluma gecti ama içine hiçbirsey giydirmeden.


Kış aylarına geldiğimiz bu günlerde hala tam body giyiyor. İçine birşey giydirmeden.. Ev hala 23 derece. Bu ısıda cok mutlu oluyor. Sıcak eve gidince de fenalık geciriyor. O zaman biraz daha soymak zorunda kalıyorum, cok ama cok mutlu oluyor.
Şimdi hatırladım: Amerikan Hastanesi'nde tembih etmişlerdi. Bebek meme emerken müthiş bir efor sarfediyor. Emzirirken sakın bebeği fazla giydirmeyin, hatta biraz üstünü inceltin dediler. (Eğer kat kat giyiniyorsanız. ) Hatta yaz aylarında bebeğinizi çıplak bırakıp siz de üstünüzü çıkartıp emzirin. Müthiş bir ten teması sağlarsınız, bundan büyük mutluluk olur mu??


Kıssadan hisse: Nasıl alısırsa öyle gider! Eskimo bebekleri düşünün, fazla lahana gibi giydirmeyin. Siz üşüseniz bile oda ısısına bakın, fazla abartmayın..
gibi giydirilmelidir. Yazın ortasında bile cocuga kat kat giydiren arkadaslarımın kulaklarını çınlatıyorum! Halbuki en çok da böyle giyindirilen ve sakınılan bebekler hasta oluyorlar. Hava değişikliklerinden daha cok etkileniyorlar. Giydir soyun daha beter oluyorlar. Bakınız yabancı çocuklara, hepsi yaz-kış, incecik dolaşırlar. Yazın çıplak ayakla koştururlar.

 Halbuki literatür bu konuda da çok net: İlk 4 gün bebek üşür, yaz da dahil. Bu yüzden ilk 4 gün biraz sakının, ama sonra abartmayın!! İngilizler abartıp odasını 18 derecede tutun diyorlar ama ben denedim yazın sabaha kadar klima calıssa bile bizim oda en fazla 23 dereceye iniyordu. Kış günlerimizi yasadığımız bu günlerde de Alp'in kaloriferini kapattık. Selda evin bu tarafı Erzurum gibi, buz gibi diyor!! (Onun odası cok sıcak) Onun buz gibi dedigi derece yine 23 derece. Yani biz millet olarak gercekten sıcağa alışkınız, 23 bile cok soguk geliyor. Bizim evin genelde derecesi bu. Alp'in üstüne sadece 1 tane penye tulum giydiriyoruz. Üstüne hırka-yelek falan yok.

Aslında bastan baslayalım:

Alp Temmuz'da dogdu. Hastanede body-sapka giydirdiler. Bıngıldak en çok ısı kaybedilen yermiş, bu yüzden sapka önemli. (Sadece ilk birkaç gün) Eldiven hayır cünkü bebek dokunarak öğreniyor. Yüzünü çizecek diye eldiven giydirirseniz, onun en önemli keşfetme duyusunun önüne set çekersiniz. Bu size kalmış birsey. Biryeri çizilse de, sütünüzden sürün, 1-2 gün içinde geçiyor zaten.


Hastaneden çıktığında, kolsuz ve bacaksız bodyler ile gezdi. Zaten bolca sling ile gezdirdiğim için, benim ısım ona geciyordu. Ya da body üstüne kundak yapıyorduk. Yanımızda yatarken doktora da danısarak klima altında yatırdık. Doktor, nasıl alısırsa öyle gider, yatırın dedi. Biz de zaten bu cevabı bekliyorduk!!

Eylül ayında 2 aylık olup tatile gidene kadar hiç çorap vs giydirmedik Alp'e. Pusete koyduğumuzda da penyeden yapılan örtüsünü serdik üstüne. Böylece Eylül ortası oldu. Uçaga vs binerken biraz daha iyi giydirdik. Ekim geldiğinde ise sokaga hala tulum ile cıkıyordu ama ya tam tulum, sapka ve hırka giydi, ya da bacaksız body altına esofman, corap, hırka giydi. Ama Alp en çok tam tulum ile mutlu oluyor, kendisini sıkan birşey olmadığı için galiba..Evde yavas yavas tam tuluma gecti ama içine hiçbirsey giydirmeden.


Kış aylarına geldiğimiz bu günlerde hala tam body giyiyor. İçine birşey giydirmeden.. Ev hala 23 derece. Bu ısıda cok mutlu oluyor. Sıcak eve gidince de fenalık geciriyor. O zaman biraz daha soymak zorunda kalıyorum, cok ama cok mutlu oluyor.
Şimdi hatırladım: Amerikan Hastanesi'nde tembih etmişlerdi. Bebek meme emerken müthiş bir efor sarfediyor. Emzirirken sakın bebeği fazla giydirmeyin, hatta biraz üstünü inceltin dediler. (Eğer kat kat giyiniyorsanız. ) Hatta yaz aylarında bebeğinizi çıplak bırakıp siz de üstünüzü çıkartıp emzirin. Müthiş bir ten teması sağlarsınız, bundan büyük mutluluk olur mu??


Kıssadan hisse: Nasıl alısırsa öyle gider! Eskimo bebekleri düşünün, fazla lahana gibi giydirmeyin. Siz üşüseniz bile oda ısısına bakın, fazla abartmayın..
 

Uzmanlarımıza Dair

Jale DuralUzmanlarımız… Öncelikle belirtmek isterim ki, uzmanlık isteyen konuların her biri kendi başına aslında bir portal içeriği taşımaktadır. Spesifik özellikleri ile ön plana çıkan her bir uzmanımız, sevgisiyle ve bizim yaptıklarımıza olan inancıyla burada bir araya geliyor.

 

Uzman dendiğinde bunu farklı açılardan ele alıp kısa kısa değinmek isterim.

DDB dediğim, Doğal Doğum Bilincinin içeriğinde yer alan uzmanlarımız, doğumu doğal yaşamayı arzu eden herkesin bir rehber gibi bizden faydalanarak doğru adreslere ulaşabilmesinin mümkün kılınması amacıyla bu başlık altında toplanmakta…Hiçbir DDB –doğal doğum bilinci- uzmanı, bana bağlı değil, bir alt ekip değil, bir organize edilmişliğin içinde birlik değil... Her biri çok değerli bilgi ve birikimleriyle, doğumun doğallığına ve özüne duyduğu saygıyla, kalpten bir yaklaşımla, doğumda doğallığı savunan   ve bu uğurda çaba harcayan profesyonel kişiler… Doktor Hakan Çoker dışında bu sisteme gönül vererek çalışan tüm doktorlar da, ebeler de, doğum koçları da, hastaneler de, klinikler ve doğum evleri de, hemşireler de DDB uzmanları arasında değerli bir yere sahip. Onları bulabilin, ulaşabilin, referans istemeniz ve aramanız gerekmesin diye  benim arzumla burada yer almaktalar. Hiç biri reklam için burada değil.

Sonra mutlu ve özel anların o ana sabitlenerek saklanmasını sağlayan, yıllar ve mesafeler ötesine taşıyan fotoğrafların ve her türlü görselin yaratıcıları da var.. Yarattıkları albümler, yaratılmış en güzel mucize olan bebeklerimizle olan o ilk büyülü anların zaman içinde aynı değeriyle taşınmasına aracı oluyorlar.. Anne kalbinin asla unutmayacağı o anları, diğer sevdikleriyle ve en önemlisi o mucize bebeğin kendisiyle, yıllarca sonra paylaşabilmeleri için.

Diğer konularda uzmanlar da var… Doğal yaşamın konularının uzmanları, doktor uzmanlar, özel konularda çok emek ve tecrübe sahibi olup artık uzmanlaşmış anneler, eğitimciler, danışmanlar ve daha pek çoğu, bu bölümde kendi köşelerinde bloglarını oluşturabilecekler. Sorularınıza cevaplar yazabilecek, soru sorabilecekler. Bu çoğumuzun en büyük ihtiyacı... Çünkü o kadar ortak problemler yaşıyoruz ki çoğu zaman… Aranızda uzmanlığıyla farkı fark edilen kim var ise keyifle tanımaya hazırım…Bana yazın...

İçten sevgilerimle…..

Jale Dural




DOĞAL DOĞUM BİLİNCİ

Doğumda Zamana Saygıya Dair


Doğumun zamanını beklemek ve doğumda da zamana saygı duymak...Süreci yaşamak ve hissetmek

İşte gene harika bir doğum.

Dr.Ahmet Akkoca' dan dinliyoruz:

  42+1 hf da aramıza gelen Sofi bebek doğumda zamana ...

More:

BEBEĞİM

Sütlaç Annesini TV de İzledi

Sütlaç Annesini TV de İzledi


Anne Olunca Anladım programı Kanal1  in konuğuyduk Dr. Hakan Çoker ile. Sevgili Hülya Yıldırım, bilinçli bir anne olarak kendini bu konulara adamış. Devamını oku...

More:

DOĞAL YAŞAM

Hamilelikte İdrar Yolu Enfeksiyonları Ve Cranberry

Hamilelikte İdrar Yolu Enfeksiyonları Ve Cranberry

           

Latince ismi Vaccinium macrocarpon olan Cranberry’nin meyveleri idrar yolu enfeksiyonlarında kullanımıyla tanınıyor. Cranberry deki bileşenlerin mesaneyi çevreleyen epitel hücrelerin yüzeyi...

Devamını oku...
More:

JALE ÖZEN KİMDİR?

Kişisel Bilgiler:
Doğum: 1968-Kayseri
Uyruk: T.C.
Eğitim: 1993-1990 Marmara Üni. Güzel Sanatlar Fak. Tekstil Anasanat dalı-Giyim Bölümü
1989-1985 Ege Üni.Tekstil Müh. Fak. Tekstil Teknolojisi
1985-1982 İzmir Karataş Lisesi –Matematik Bölümü

CEP:0 537 327 00 06

Jaleozen68@gmail.com

Devamı...